6 Haziran 2015 Cumartesi

KIRIK YUMURTALAR

 Bu sahneyi seviyorum.
 Bazen alkışlar çınlatır muazzam akustiğe sahip salonun duvarlarını, bazen iki sokak ötedeki az biraz paspal uyuşuk ve sivridilli oyunun içinde bulur insan en güzel hicvi. Perdeler kadifeden kırmızı, perdeler koyu tülden kırmızı. Işıklar spot, bazen ışıklar yok. Perdeler kapalı bazen tek bir oyun sergilenmiyor o gün. Seyirci yok, alkış yok. Bağıra çağıra yerde buluğu kağıttaki tiradı okuyor süpürgeci elindeki her şeyi bırakıp. Ellerinin arasına bir kadının yüzünü alıyor okurken, sonra yerden süpürgeyi..
 Gecenin bir vakti ince topuklarının sesini en çok burada seviyor fahişe. Ve evindekilerin biraz kalını kırmızı perdeler sayesinde kendini ait hissediyor ilk defa bir yere. Kimsenin kitaplarda betimleyebileceği türden bir fahişe olmuyor o zaman. Fahişeler kitapların kirli sayfalarıdır, burada tam anlamıyla bir salon kadını halbuki. Bu salonda sadece topuklarının sesini duyabildi cansız bir tını olarak, ayakkabılarını bir köşeye attı, attığı çok şey vardı fahişenin; en canlı nidaları dahil..
 Elleri ceplerinde gezdi adam tüm gün sokakta, suareye yetişebilmek için bir çaba sarfetmedi, çünkü zaten ayakları her gece olduğu gibi evine, ondan öncesinde bir sokak aşağıdaki tiyatroya bırakıverirdi onu. Adamın sesi boğuk, adamın sesi tok. Adamın karnı aç. Ve yine doydu en az ihtiyacı olan kahkahalara. Bir saate kalmaz etkisi geçecek olan mutluluğa.
  Ve ben düştüm yine aynı yere, birdenbire. Ne ara oldu nasıl oldu ben de bilemedim. Bir elimde domates diğer elimde bir poşet yumurtayla oracıkta duruvermişim işte. Tüm olan biteni sabote etmek, emeği yuhalamak, insanlığa küfretmek için.
 Süpürgeci gördü beni az sonra, yüzümü ellerinin arasına aldı ardından bir tokat bastı, ne haddineydi bilmiyorum.
 İş adamı kılıklı, tıraş losyonu ve sigara kokusunun harmonisini katarak nefesime, çöktü başıma, o da bastı kahkahayı.
Platin sarısı kıvırcık saçlı kadın geldi sonra, itti adamı, attı başımdan bağırmaya başladı, ezdi geçti gövdemi ince topuklarıyla.
 Birgün daha böyle bitti gün. Yumurtalarım onlara ne oldu bilmiyorum. Yine de gecenin bir vakti, bu sahneyi seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder